• 154
    0

    #78 Umutsuzluk bir lükstür. Kült filmlerden “Fight Club”da şöyle bir replik geçer: “Umudunu kaybettiysen, tamamen özgürsün”. Beklenti yoktur artık, beraberinde getirebileceği hüsran ihtimali de kalmamıştır. Ma’şeri vicdan ya da kolektif bilinç, toplumun fertlerinin tek bir ruh ve duygu etrafında birleşmelerini sağlar, böylece toplumların devamında önemli bir rol oynar. Kökenimiz, ilgi alanımız, uzmanlıklarımız, sevdiklerimiz ya da ...
  • 304
    0

    İnsana sunulan bir fırsat olarak hayat, eğilip bir pınardan su içmek gibi tatlıdır. Bu fırsatı mutlu, huzurlu ve başarılı yaşamak isteyenlerin tutum ve davranışlarının doğru; düşünce ve kararlarının tutarlı olması kendi iyilikleri içindir. Dünya hayatını yaşarken onu büyüleyici ve anlamlı kılan en önemli şey insanın kalbinde yeşeren sevgidir. Arzu, inanç, aşk, cinsellik, coşku, romantizm ve ...
  • 910
    0

    Benim İstanbul’a iş için gittiğim geçen hafta, iş arasında eski arkadaşlarımla bir kahve içme fırsatı bulmak çok keyifliydi. Ne zamandır görüşemeyince de o kısacık zaman aralığına sığdırabildiğimiz kadar sohbet ile sıcak kahve molası şahaneydi. Hepsi benim gözümde kendi alanlarında, kendi hayatlarının koşuşturması içinde “Savaşçı kadınlar”… Sonra bir kitabı hatırladım okuduğum. Okuma sürecim öyle kolay olmamıştı ...
  • 417
    0

    Astroloji, hiçbir sınırlama olmaksızın, psikoloji tarafından onaylanmaktadır, çünkü astroloji geçmişin tüm psikoloji bilgisinin özetini temsil etmektedir. C.G. Jung The Secret of the Golden Flower üzerine açıklamalarından Dört element kavramı hiçbirimize yabancı değil, zira pek çok eski metinde, farklı kültürlerin mitolojilerinde, psikolojide, bilim tarihinde, ve teolojide sık sık konu edilir. Dört elementi dünyanın direği, dünyevi alemin ...
  • 140
    0

    Bu aralar sonbaharın etkisi ile birlikte duygulara takılıp kalıyorum tarzında çok sık yorum ya da soru geliyor. Sonbaharın duygularla çalışmak için en uygun doğa zamanları olduğunu yazmıştım ki bu durum dengeli dişil enerji alanıdır diye de eklemiştim. Duyguların içinde uzun sürelerce takılı kalmak (ki herkesin uzun süresi kendine has) pasif dişildir. Pasif dişil hayatın atıl ...
  • 225
    0

    Bir önceki yazımızda, affetmenin hayatın en değerli deneyimi olan sevginin önündeki engelleri kaldırıp, daha iyi bir yaşama giden yolu açma çabası olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Yazıyı uzatmamak için, yazıda sorduğumuz ama cevaplayamadığımız sorulara bu yazıda cevap arayacağımızı ve ayrıca affetme ve özür dileme pratiği üzerinde duracağımız ifade etmiştik. Affedicilik testi ve affetme pratiği bu yazımızın son ...
  • 316
    0

    Ekim ayı tatil dosyasını tamamen kapatıp yeni dönemin temposuna ayak uydurmak ve her güne zinde başlamak demek benim için. Açılan okullar, temposu artan iş hayatı ve yavaş yavaş kendini hissettiren soğuklar… Bütün bunlar uzun bir yaz tatilinin ardından gelince kendimizi bir hayli yorgun hissedebiliyoruz. Birçok nedenin bizi etkilediğini düşünürken acaba beslenme seçimimizin bu yorgunluktaki payı ...
  • 131
    0

    Şu anda çok tuhaf bir dönemde yaşıyoruz. Her şeyi parçalara ayırıp bütünü kaçırmak gibi genel bir hata yapıyoruz. En basitinden hastalıkları ve bunların tedavisini ele alalım. Hastanelerde neredeyse her organı ayrı ayrı tedavi ediyorlar, her uzman kendi alanı ile ilgili bir ilaç veriyor gelen hastaya ama kimse o insanın bütünsel olarak durumu nasıl onunla ilgilenmiyor. ...
  • 122
    0

    SONUÇ Sistem yaklaşımı der ki; girdiler belirli işlemlerden geçer ve bir çıktı alınır. Bizim hayatımızda da yaşadıklarımız, başımıza gelenler bir sonuçtur. Hepimiz sonuç değişsin isteriz, hayatımız başka türlü olsun isteriz ancak girdiler ve süreç değişmeden sonuç değişmez değişemez… Sorun olarak gördüğümüz unsuru hayatımızdan çıkarsak da sonuç değişmez, gene benzer konuda başka bir insanla ya da ...
  • 75
    0

    Tasarım, mimari, biyoloji, sosyoloji, gastronomi, pedagoji, ekoloji, teknoloji ve ekonomi gibi pek çok farklı alandan, 6 kıtadan 100’ün üzerinde katılımcının projelerinin yer alacağı 4. İstanbul Tasarım Bienali, Okullar Okulu başlığıyla, öğrenmenin ne anlama geldiği, nasıl tasarlandığı ve tasarlanması gerektiği konularını 4 Kasım tarihine kadar tartışmaya açacak. Tasarım eğitimi nasıl farklı olabilir, eskiden ve yeniden neler ...
  • 165
    0

    “Bu ay da yine kısacık bir öykü paylaşayım dedim… Sevgiyle kalın” Bir anda kendini nereden ve nasıl geldiğini anlamadığı bir yerde buldu! Sihirbazın bir hamlede oluşturduğu toz bulutunun içinden çıkmış gibi… Büyük bir caddenin kaldırımında ve neredeyse katılaşmış bir uğultunun içindeydi. Bir şeyler yapma ihtiyacıyla, etrafına bakınarak yürümeye başladı… Kalabalığın içinde ilerlerken kimsenin ona bakmadığını ...
  • 113
    0

    Eğitim sistemlerini araştırırken Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programının (PISA) sonuçları dikkatimi çekmişti. Testte, öğrencilerin, matematik, fen bilimleri ve okumayla ilgili sahip oldukları bilgi ve becerilerin ne kadarını hayata geçirebildikleri, sorunlarla karşılaştıklarında ne kadarını uygulayabildikleri ölçülüyor. 2000 yılından beri uygulanan bu testin sonuçlarında en başarılı ülke hep Finlandiya çıkıyor. Türkiye ne yazık ki Meksika’dan sonra sıralamada sondan ...
  • 1604
    0

    Yeni bir eğitim öğretim yılına daha başlarken, öğrenmenin bir beceri olduğunu hatırlamakta fayda var. Gerekli koşullar sağlandığında her birey öğrenebilir, yani öğrenme yetenekten öte bir beceridir. Elbette herkes için öğrenmenin şekli, hızı, türü ve kapasitesi farklı olabilir. Uygun öğrenme ortamı oluşturulduktan sonra ise kişinin kendisinde yarayan hafıza tekniklerinin farkında olması ve ideallerini ortaya koyabilmesiyle de ...
  • 126
    0

    Bazı aylar vardır ki; farklıdır… Ekim ayı da benim için çok özeldir. Güneşin artık çok da rahatsız etmediği hatta her kendini gösterdiğinde içimizin ısındığı, sonbahar tadı… Kafamızı kaldırdığımızda öbek öbek kuşların bize vedaları… Bir yerlerden başka yerlere göç… Gitmeler, kararlar, değişimler… Bazen siz gidersiniz, bazen de sizden giden olur. Tüm gidişlerin bir anlamı, bir değeri ...
  • 680
    0

    Eylül, zamanını Ekim’e devretti. Bizleri evlerimizle daha çabuk buluşturmaya söz vermiş belli ki… Serin günler koşarak geldi. Kışlık ev terlikleri, kalın çoraplar, diz battaniyeleri evde yeniden görünür olmaya başladı bile. Varsın serin olsun daha çok evde ve evle zaman geçireceğimiz güzel günlere doğru yol alıyoruz. Başlıkta yer alan sözü çocukluğumda anneannem ve annemden çok duyardım. ...
  • 215
    0

    (İş’te Anlamlı ve Huzurlu Bir Hayat-2) Mehmet MURAT İlk yazımızda, iş yaşamında anlamlı ve huzurlu bir ortamın yakalanmasının hem çalışanlar ve hem de şirketler/kurumlar için daha yüksek bir başarı düzeyi anlamına geldiğini ifade etmiş ve konuya kısa bir giriş yapmıştık. İş yaşamı ve mutluluk, ne yazık ki günümüzde hala çoğunlukla anlam ve huzurla (kısaca mutlulukla) ...
  • 809
    0

    Floransa’nın sanat ile iç içe sokakları beni gerçekten büyüledi. Genel olarak İtalya zaten büyüleyici olmakla birlikte, kalbimi Floransa sokaklarında bıraktım… Her köşe başında başka bir sanatçı, sokaklarında zaten sadece sanat için yaratılmış binalar, çeşmeler… Her döndüğünüz meydandan gelen büyülü müzik sesleri… Benim için zaten yıllardır görmeyi hayal ettiğim Sandro Botticelli tabloları… Rüya gibi geçen birkaç ...
  • 431
    0

    Ben bu terimi geçtiğimiz ay ilk defa duydum. Dünya nüfusunun ilgili yıl içerisinde tükettiği kaynakları, dünyanın tekrar yerine koyma/yenileme kapasitesinin aşıldığı tarihi gösteren bir kavram. WWF (Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) Türkiye’nin tanımı ile “insanlığın doğayla ilgili taleplerinin, dünyanın bir yılda üretebileceği kaynakları aştığı gün”. 1970 yılından bu yana bu tarih hesaplanıyormuş ve günümüze geldiğimizde ortaya ...
  • 1369
    0

    “Ve fırtına dindiğinde nasıl hayatta kaldığını, bunu nasıl atlattığını hatırlamayacaksın. Aslında, fırtınanın gerçekten bitip bitmediğinden de emin olamayacaksın. Ama şurası kesin. Fırtınadan çıktığında fırtınaya giren kişi olmayacaksın artık. İşte fırtına dediğin tam da böyle bir şeydir.” Haruki Murakami Soy ağacımıza göre, her iki taraftan da büyükanne ve dedelerim 1. Dünya Savaşı dönemi çocukları. Annem ve ...
  • 1690
    0

    Yaşamımız hızla akıp giderken, ele almaya fırsat bulamadığımız akıcı dilleri ile sürükleyici aile bağları konulu romanları okuyabildiğimiz; izleyemediğiniz romantik komediler ve bilim kurgulara izin veren uzun yaz gecelerindeyiz. “Başından sonuna kadar hayatında olacakları bilseydin yaşanacakları değiştirir miydin?” Bir insanın hayatı diğerleri için sıradan bir hikaye gibidir. Bir başı, bir sonu ve beklenmedik dönüşleri vardır. Okudukça ...